Her Şey Bir HAYAL'le Başlar

Çalışma Saatlerimiz : Salı-Cumartesi : 09.00-18.00
  İletişim : 0352 223 89 89

Ağrı

Serebral Palsili Bireylerde Ağrı

Uluslararası ağrı çalışma grubu ağrıyı “gerçek ya da potansiyel doku hasarı ile ilişkili hoş olmayan duygu ve emosyonel tecrübe” olarak tanımlamıştır. Serebral Palsili bireylerde de ağrı tıpkı herkeste olduğu gibi kişiden kişiye değişen hoş olmayan bir duygu olmakla birlikte sebepleri ve sonuçları normal gelişim gösteren bireylerden farklılıkgöstermektedir. Ancak burada ki en büyük sorun ağrıyı tarifte ki tanımlamadaki zorluktur. Bilhassa zihinsel etkilenimi yüksek bireylerde bu zorluk daha da artmaktadır.

Ağrı serebral palsili bir bireyin yaşam kalitesini azaltır ve aktivitelere katılımını zorlaştırır. Bundan dolayı ağrının sebepleri irdelenmeli ve sonuca giderek sorun çözülmelidir. Bir çok SP vakasında ağrıya sebep olabilecek faktörleri ön görmek ve önlem alarak ağrının ortaya çıkmasını engellemek yada azaltmak mümkündür.

Ağrıya sebep olan bazı faktörler şunlar olabilir:

 

  1. Sindirim sistemini ilgilendiren sorunlar (Kabızlık, Reflü vb.)
  2. Kas-İskelet sorunları (Kalça Çıkıkları, Skolyoz, Diz Problemleri, Ayak Bileği Sorunları, Düz Tabanlık, Kifoz)
  3. Spastisite
  4. Yanlış yardımcı cihaz kullanımı
  5. Yanlış pozisyonlama
  6. Yanlış germe egzersizi
  7. Diş sorunları vb.

 

Serebral Palside ağrıyı değerlendirmek oldukça güç olduğu için genelde aileden yardım alınır. Ancak yapılan araştırmalar göstermiştir ki ağrıyı tanımlamada, tarif etmede ve sıklığını belirlemede çelişkili sonuçlar ortaya çıkmıştır. Her şeye rağmen ağrının belirtileri çoğu zaman yol gösterici olacaktır.

 

 

Çocuğunuzda ağrıyı şu yollarla gözlemleyebilirsiniz:

 

  • Yüz ifadesine meydana gelen olumsuz değişim.
  • Ağlamada kullandığı farklı tonlama.
  • Kasılmada meydana gelen artış.
  • Bacakların çoğunlukla karına doğru çekilmesi, ellerin yumruk halini alması.
  • Salya artışı, anlamsız gülme, tepkisiz kalma, takıntılı davranışlar.
  • Uyku bozukluları vb.

 

Ağrıya sebep olan faktör çoğunlukla yetişkin serebral palside kas iskelet sistemine bağlı problemlerdir. Çocuğun o yaşa kadar yaşadığı yanlış hareket deneyimi, yanlış pozisyonlamalar ve zamanında yapılmayan uygulamalar kas-iskelet sisteminde bazı bozulmaları beraberinde getirir. Özetle çocuk büyüdükçe mevcut sorunda onla birlikte büyümüştür ve sonuç olarak ağrı ortaya çıkmıştır.  Bebeklerde ve küçük çocuklarda ise genelde sorun sindirim sistemine, artmış tonusa, yanlış pozisyonlamalara vb. sebeplere bağlıdır.

Tedavi ekibinin multidisipliner bir yaklaşımla ağrıya sebep olan faktörü ortaya çıkarmalı ve gerekli tedaviyi yapmalıdır. Tedavide kullanılan yöntemler şu şekilde sıralanabilir;

  • Ağız yoluyla alınan ilaçlar
  • Botox gibi kasılmayı azaltan uygulamalar
  • Fizyoterapi
  • Psikoterapi
  • Cerrahi girişimler

 

Ağrıya yönelik fizyoterapi; elektroterapi, sıcak-soğuk uygulamaları gibi yöntemleri içerebileceği gibi egzersizle anlamlı bir iyileşme elde edilebilir. Yapılan birçok çalışma göstermiştir ki egzersiz ile ağrı azaltılabilmiştir. Bunun yanında tedavide esas dikkat edilmesi gereken nokta risk etmenlerini önceden tespit edip ağrıyı oluşturan sebep ortaya çıkmadan engelleyebilmektir. Bu noktada pozisyonlamalar, koruyucu rehabilitasyon gibi yaklaşımlar ağrıyı önlemede yardımcı olabilir. Bunların yanında ortez yada adaptif cihaz kullanımı da ağrıyı engelleyebilir. Ancak yanlış ortez seçimi yada yanlış ölçü alımı gibi sebepler ortezi ağrılı duruma getirebilir, dikkat edilmelidir.

Ağrıya yönelik terapiler içinde özel yer ayrılması gereken yöntemlerden biri şüphesiz ki havuz terapi ve yüzme egzersizleridir. Suyun kaldırma kuvveti eklemlerden geçen yükü azaltacak kaslara ve eklemlere binen streside minimuma indirecektir. Suyun duyusal yönden deri üzerinde ki etkisi de ağrı tedavisinde önemlidir.

 

Su içerisinde çocuk,tecrübeli bir fizyoterapist eşliğinde su içi egzersizlerini yapabilir. Suyun akışkanlık özelliği kullanılarak, su direnç olarak kullanılabileceği gibi ağrı vs. durumlarda aktif harekete yardımcı olarakta kullanılabilir. Ancak havuz terapi çocuğun zihinsel durumu, nöbet durumu, tuvalet kontrolü vb. durumlarla kullanımı sınırlanmaktadır.

 

 

Sonuç olarak ağrı serebral palside bilhassa yaşamın ilerleyen yıllarında artarak devam eden ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir durumdur. Serebral Palside diğer çocuklara göre daha sık görüldüğü unutulmamalı ve ihmal edilmemelidir. Ağrıya rağmen yapılan iyi niyetli egzersiz bile çoğu zaman istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Ağrının anlattıkları dinlenmeli ağrıya ve çocuğun mevcut durumuna saygı duyulmalıdır.Ailelerin doğru teşhis için mutlaka hekime başvurmaları ve ardından ağrı tedavisi için mutlaka fizyoterapist ile görüşmeleri gerekmektedir.

 

M.Turan ÇİĞDEM

 

Fizyoterapist

 

 

 

 

Kaynaklar:

 

-Kibele A. Occupationaltherapy’s role in improvingthequality of life forpersonswithcerebralpalsy.

-Russo RN, Miller, Haan E, Cameron ID, Crotty M. Paincharacteristicsandtheirassociationwithquality of life and self-concept in childrenwithhemiplegiccerebralpalsyidentifiedfrom a populationregister.

-Okumuş M, Pınar B. Pain in PatientswithCerebralPalsy

Bir cevap yazın